Mesnevi-i Nuriye
Müellifi Bediüzzaman Said Nursi

Eser Hakkında
Mesnevî-i Nuriye, Risale-i Nur Külliyatı’nın bir nevi çekirdeği ve fidanlığı hükmündedir. Kur’an’dan alınan ilhamla kaleme alınmış manevî bir reçete ve bir marifetullah rehberidir.
Eserin Tarihçesi
Bu mecmua, müellifin kırk elli sene evvel felsefî ilimlerle meşgul olduğu ve zihninin bu ilimlerle “yaralandığı” bir dönemde, doğrudan Kur’an-ı Hakîm’i üstad edinerek girdiği manevî seyahatin mahsulüdür.
Arapça olarak Katre, Hubab, Habbe, Zühre, Zerre, Şemme, Şule gibi bağımsız risaleler şeklinde farklı zamanlarda (1921-1923) yazılmış, daha sonra bir araya getirilmiştir. Türkçe’ye, müellifin kardeşi Abdülmecid Nursi tarafından çevrilmiştir.
İçerik
Eser, her biri bir risalenin şifresi ve özeti hükmünde olan, başında “İ’lem” (Bil ki) ifadesi bulunan yüzlerce mühim meseleden oluşur.
Temel konuları şunlardır:
- Tevhid ve Vahdaniyet: Kâinattaki her şeyin Allah’ın varlığına ve birliğine olan şehadetleri.
- Nübüvvet-i Ahmediye (asm): Peygamberimizin (asm) hakkaniyeti ve risaletinin delilleri.
- Haşir ve Âhiret: Öldükten sonra dirilişin aklen ve naklen ispatı.
- Ene ve Tabiat: İnsan enaniyetinin mahiyeti ve tabiatperestlik fikrinin ilmî olarak çürütülmesi.
- Nefis: Kalp ve ruhun manevî hastalıklarına karşı Kur’anî tedavi yöntemleri.
Okuyucu Kitlesi
Eserin dili oldukça muhtasar ve ifadeleri çok derin olduğu için en müdakkik âlimlerden en âmî tabakaya kadar geniş bir kitleye, derecelerine göre feyiz ve nur veren bir mürşid mahiyetindedir. Felsefî şüphelerle kalbi ve aklı yaralanmış hakikat taliplerine özellikle tavsiye olunur.
Niçin Okumalı?
- Tahkikî İman Kazanmak için: İmanı taklit dairesinden kurtarıp, sarsılmaz bir kuvvet olan tahkikî iman mertebesine çıkarmak için okunmalıdır.
- Akıl ve Kalbi Barıştırmak için: Sadece aklen değil, kalben de tatmin olarak manevî huzuru bulmak için okunmalıdır.
- Kâinatın Sırlarını Çözmek için: Her şeyde Cenab-ı Hakk’ın sikkesini, mührünü görüp okumak ve kâinat kitabını tefekkürle mütalaa etmek için okunmalıdır.
- Manevî Hastalıklardan Kurtulmak için: Nefsin desiselerini tanımak ve kalp hastalıklarına Kur’an eczanesinden şifa bulmak için okunmalıdır.
Öne Çıkan Bahisler
Eserden Alıntılar
Katre Risalesi’nden
Kırk sene ömrümde, otuz sene tahsilimde yalnız dört kelime ile dört kelâm öğrendim. Tafsilen beyan edilecektir. Burada yalnız icmalen işaret edilecektir.
Kelimelerden maksat: Mana-yı harfî, mana-yı ismî, niyet, nazardır. Şöyle ki:
Cenab-ı Hakk’ın mâsivasına yani kâinata mana-yı harfiyle ve onun hesabına bakmak lâzımdır. Mana-yı ismiyle ve esbab hesabına bakmak hatadır.
Evet, her şeyin iki ciheti vardır. Bir ciheti Hakk’a bakar. Diğer ciheti de halka bakar. Halka bakan cihet, Hakk’a bakan cihete tenteneli bir perde veya şeffaf bir cam parçası gibi altında Hakk’a bakan cihet-i isnadı gösterecek bir perde gibi olmalıdır. Binaenaleyh nimete bakıldığı zaman Mün’im, sanata bakıldığı zaman Sâni’, esbaba nazar edildiği vakit Müessir-i Hakiki zihne ve fikre gelmelidir.
Ve keza nazar ile niyet, mahiyet-i eşyayı tağyir eder. Günahı sevaba, sevabı günaha kalbeder. Evet niyet, âdi bir hareketi ibadete çevirir. Ve gösteriş için yapılan bir ibadeti günaha kalbeder. Maddiyata esbab hesabıyla bakılırsa cehalettir. Allah hesabıyla olursa marifet-i İlahiyedir.
Hubab Risalesi’nden
İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsan, yaşayış vaziyetince bir dağdan kopup sel içine düşen veya yüksek bir apartmandan düşüp yuvarlanan bir şahıs gibidir.
Evet, hayat apartmanı yıkılıyor. Ömür tayyaresi şimşek gibi geçiyor. Zaman da sel dolaplarını süratle çalıştırıyor. Arz sefinesi de süratle giderken
تَمُرُّ مَرَّ السَّحَابِ
âyetini okuyor. Sefine-i arz süratle yürürken, dünyanın gayr-ı meşru lezzetlerine uzatılan ellere zehirli dikenlerin batacağı düşünülsün. Binaenaleyh o zehirli dünya oklarına bakıp el uzatma. Firakın elemi, telaki lezzetinden ağırdır.
Ey nefs-i emmarem! Sana tabi değilim. Sen istediğin şeye ibadet et ve istediğin şeyin peşine düş. Ben ancak ve ancak beni yaratıp şems ve kamer ve arzı bana musahhar eden Fâtır-ı Hakîm-i Zülcelal’e abd olurum.
Ve keza kader muhitinde uçan tayyare-i ömre veya hayat dağları arasında açılan uhdud ve tünellerinden şimşekvari geçen zamanın şimendiferine bindirerek, ebedü’l-âbâd memleketinin iskelesi hükmünde olan kabir tünelinin kapısına sevk eden Hâlık-ı Rahmanu’r-Rahîm’den meded istiyorum…
Zühre’den
Kendi nefsime hitaben demiştim: Ey gafil Said! Bil ki: Şu âlemin fenasından sonra sana refakat etmeyen ve dünyanın harabıyla senden müfarakat eden bir şeye kalbini bağlamak sana lâyık değildir. Hususan senin asrının inkırazıyla seni terk edip arka çeviren ve bâhusus berzah seferinde arkadaşlık etmeyen ve hususan seni kabir kapısına kadar teşyi etmeyen, hususan bir iki sene zarfında ebedî bir firak ile senden ayrılıp günahını senin boynuna takan, hususan senin rağmına olarak husulü anında seni terk eden fâni şeylerle kalbini bağlamak, kâr-ı akıl değildir.
Eğer aklın varsa uhrevî inkılabatında, berzahî etvarında ve dünyevî inkılabatının müsadematı altında ezilen, bozulan ve ebedî seferde sana arkadaşlığa muktedir olmayan işleri bırak, ehemmiyet verme, onların zevalinden kederlenme…
Baskı ve Cilt Bilgileri
- Cilt çeşitleri:
- Ebatlar:
- Kağıt:
- Şamua
- Sayfa sayısı:
- 271
Eser Temini
Kitap
Asa-yı Musa eserini web sitemizden sipariş vererek adresinize alabilirsiniz. Farklı cilt ve ebat seçeneklerinden tercih yapabilirsiniz.
Mobil
Risale-i Nur okuma uygulamamızdan eseri okuyabilirsiniz. (App Store, Play Store)
Web
https://rnk.tr Risale-i Nur okuma sitemizden de Asa-yı Musa eserini okumanız mümkün.