Sikke-i Tasdik-i Gaybi

Sikke-i Tasdik-i Gaybî


Müellifi Bediüzzaman Said Nursi

Eser Hakkında


Sikke-i Tasdik-i Gaybî, Risale-i Nur Külliyatı’nın makbuliyetine dair gaybî işaretleri bir araya getiren bir mecmuadır.

Eser, Risale-i Nur’un doğrudan doğruya Kur’an-ı Hakîm’in i’caz-ı manevîsinden süzülen bir mu’cize-i maneviye olduğunu ve bu dehşetli asırda ehl-i imanın imdadına gönderilen kudsî bir rehber olduğunu ispat eder. Müellifin ifadesiyle bu eser, Nurların hakkaniyetine dair bir “imza-yı gaybî” hükmündedir.


Eserin Tarihçesi

Eser başlangıçta “mahrem” tutulmuş ve sadece has talebelere mahsus kalmıştır; Müellif, vefatından sonra neşredilmesini arzu etmiştir. Ancak adliye tarafından yapılan aramalarla ele geçirilmiş ve iki sene boyunca mahkemelerde tetkik edilmiştir. Ankara ehl-i vukufu ve üç ayrı mahkeme tarafından incelenip hiçbir itiraz edilmeden iade edilmesi ve nâmahremlerin dahi eline geçmesi üzerine, neşredilmesine karar verilmiştir.

İçerik

Eser, şu kısımlardan oluşur:

  • İşarat-ı Kur’aniye (Birinci Şuâ): Kur’an’ın otuz üç ayetinin mana-yı işarî ile Risale-i Nur’a ve ahir zamandaki Kur’an hizmetine bakması.
  • Keramat-ı Aleviye (On Sekizinci, Yirmi Sekizinci Lem’alar ve Sekizinci Şuâ): Hazret-i İmam-ı Ali’nin (ra) Kaside-i Celcelutiye ve Ercuze’sinde yüzyıllar öncesinden Risale-i Nur’un isimlerine, telif tarihlerine ve müellifine yaptığı gaybî işaretler.
  • Keramat-ı Gavsiye (Sekizinci Lem’a): Şeyh Abdülkadir-i Geylanî’nin (ks) sekiz yüz sene evvel verdiği müjde ve teselliler.
  • Parlak Fıkralar ve Güzel Mektuplar: Talebelerin Nur hizmeti sırasında müşahede ettikleri inayetler, bereketler ve hizmette kusur edenlerin yedikleri şefkat tokatları.

Öne Çıkan Bahisler

Tevafuklar

Bediüzzaman ile Mevlana Halid-i Bağdadî (ra) arasındaki yüz senelik harika benzerlikler.

Zelzele ve Yağmur Hâdiseleri

Nur’a yapılan taarruzların ve serbestiyetin arzî ve semavî hâdiselerle olan bağı.

Hüve Nüktesi

Her bir zerre ve her bir parça havada tevhidin en parlak delillerinin gösterilmesi.

Eserden Alıntılar


Mektuplardan

Bu zamanda gayet kuvvetli ve hakikatli milyonlarla fedakârları bulunan meşrepler, meslekler, tarîkatlar; bu dehşetli dalalet hücumuna karşı zâhiren mağlubiyete düştükleri halde; benim gibi yarım ümmi ve kimsesiz ve mütemadiyen tarassud altında, karakol karşısında ve müthiş, müteaddid cihetlerle aleyhimde propagandalar ve herkesi benden tenfir etmek vaziyetinde bulunan bir adam, o mesleklerden daha ileri, daha kuvvetli dayanan Risale-i Nur’a sahip değildir. Ve o eser onun hüneri olamaz, onunla iftihar edemez. Belki doğrudan doğruya Kur’an-ı Hakîm’in bu zamanda bir nevi mu’cize-i maneviyesi olarak rahmet-i İlahiye tarafından ihsan edilmiştir. O adam, binler arkadaşıyla beraber o hediye-i Kur’aniyeye el atmışlar. Her nasılsa birinci tercümanlık vazifesi ona düşmüş.
Onun fikri ve ilmi ve zekâsının eseri olmadığına delil, Risale-i Nur’da öyle parçalar var ki bazısı altı saatte, bazı iki saatte, bazı bir saatte, bazı on dakikada yazılan risaleler var. Ben yemin ile temin ediyorum ki Eski Said’in (ra) kuvve-i hâfızası da beraber olmak şartıyla o on dakika işi, on saatte fikrim ile yapamıyorum. O bir saatlik risaleyi, iki gün istidadımla, zihnimle yapamıyorum. Ve o bir günde altı saatlik risale olan Otuzuncu Söz’ü ne ben ve ne de en müdakkik dindar feylesoflar altı günde o tahkikatı yapamazlar ve hâkeza…

Demek biz müflis olduğumuz halde, gayet zengin bir mücevherat dükkânının dellâlı ve bir hizmetçisi olmuşuz. Cenab-ı Hak fazl u keremiyle, şu hizmette hâlisane, muhlisane bizi ve umum Risale-i Nur talebelerini daim ve muvaffak eylesin, âmin bihürmeti Seyyidi’l-mürselîn…

Sekizinci Şua’dan

Malûmdur ki bazı vakit olur bir dakika, bir saat ve belki bir gün belki seneler kadar ve bir saat, bir sene belki bir ömür kadar netice verir ve ehemmiyetli olur. Mesela, bir dakikada şehit olan bir adam, bir velayet kazanır ve soğuğun şiddetinden incimad etmek zamanında ve düşmanın dehşet-i hücumunda bir saat nöbet, bir sene ibadet hükmüne geçebilir.

İşte aynen öyle de Risale-i Nur’a verilen ehemmiyet dahi zamanın ehemmiyetinden hem bu asrın şeriat-ı Muhammediyeye (asm) ve şeair-i Ahmediyeye (asm) ettiği tahribatın dehşetinden hem bu âhir zamanın fitnesinden eski zamandan beri bütün ümmet istiaze etmesi cihetinden hem o fitnelerin savletinden mü’minlerin imanlarını kurtarması noktasından Risale-i Nur öyle bir ehemmiyet kesbetmiş ki Kur’an, ona kuvvetli işaretle iltifat etmiş ve Hazret-i İmam-ı Ali (ra) üç kerametle ona beşaret vermiş ve Gavs-ı A’zam (ra) kerametkârane ondan haber verip tercümanını teşci etmiş.

Evet, bu asrın dehşetine karşı, taklidî olan itikadın istinad kaleleri sarsılmış ve uzaklaşmış ve perdelenmiş olduğundan her mü’min, tek başıyla dalaletin cemaatle hücumuna mukavemet ettirecek gayet kuvvetli bir iman-ı tahkikî lâzımdır ki dayanabilsin.

Risale-i Nur bu vazifeyi, en dehşetli bir zamanda ve en lüzumlu ve nazik bir vakitte, herkesin anlayacağı bir tarzda; hakaik-i Kur’aniye ve imaniyenin en derin ve en gizlilerini, gayet kuvvetli bürhanlar ile ispat ederek o iman-ı tahkikîyi taşıyan hâlis ve sadık şakirdleri dahi bulundukları kasaba, karye ve şehirlerde –hizmet-i imaniye itibarıyla– âdeta birer gizli kutub gibi mü’minlerin manevî birer nokta-i istinadı olarak, bilinmedikleri ve görünmedikleri ve görüşülmedikleri halde, kuvve-i maneviye-i itikadları cesur birer zabit gibi kuvve-i maneviyeyi ehl-i imanın kalplerine verip mü’minlere manen mukavemet ve cesaret veriyorlar.

Baskı ve Cilt Bilgileri


Eser Temini


Kitap

Asa-yı Musa eserini web sitemizden sipariş vererek adresinize alabilirsiniz. Farklı cilt ve ebat seçeneklerinden tercih yapabilirsiniz.

Mobil

Risale-i Nur okuma uygulamamızdan eseri okuyabilirsiniz. (App Store, Play Store)

Web

https://rnk.tr Risale-i Nur okuma sitemizden de Asa-yı Musa eserini okumanız mümkün.