Emirdağ Lâhikası
Müellifi Bediüzzaman Said Nursi

Eser Hakkında
Emirdağ Lâhikası, Risale-i Nur Külliyatı’nın “Yirmi Yedinci Mektup”u olan Lâhikalar serisinin son ve en geniş bölümüdür. Eser; Risale-i Nur’un mahiyeti, kıymeti, deruhte ettiği kudsî iman vazifesi ve talebelerin hizmet tarzına dair düsturları ihtiva eder. Müellifin ifadesiyle bu mektuplar, talebelerin cereyanlar karşısında sebat, metanet ve ihlasla hareket etmelerine yol gösteren bir rehberdir.
Eserin Tarihçesi
Emirdağ Lâhikası iki kısımdan oluşur:
- Birinci Kısım: Denizli hapsinden beraatle tahliyeden sonra, müellifin Emirdağ’da ikamete memur edildiği 1944-1947 yıllarını kapsar.
- İkinci Kısım: Afyon hapsinden sonra tekrar Emirdağ, Eskişehir, İstanbul ve Isparta’da geçen 1949 ve sonrası yılları içine alır.
Eser, müellifin ağır tecrit ve tazyik altında bulunduğu, hatta defalarca zehirlendiği çok zor şartlar altında telif edilmiştir.
İçerik
Emirdağ Lâhikası, çoğunlukla müellifin ve talebelerinin karşılıklı mektuplarından oluşur ve şu temel konuları işler:
- Hizmet Düsturları: “Müsbet hareket” esasıyla, dâhilî asayişi bozmadan sadece iman hizmetine odaklanmanın önemi anlatılır.
- Siyaset ve Sosyal Hayat: Siyasetin dinsizliğe âlet edilmesine karşı, siyasetin dine dost ve hizmetkâr yapılması; ırkçılık ve komünizm gibi tehlikelere karşı İslâm kardeşliğinin tesisi işlenir.
- Mahkeme Müdafaaları: Denizli, Afyon ve İstanbul mahkemelerindeki hukukî mücadeleler ve Risale-i Nur’un beraetiyle neticelenen süreçler yer alır.
Okuyucu Kitlesi
Bu eser, en âmîden en havassa kadar her tabakaya hitap etmekle beraber; özellikle cemiyet hayatında aktif rol alan mü’minler, mektepli gençler ve üniversite talebeleri için bir yol haritası niteliğindedir. Ayrıca kadınlar, ihtiyarlar ve masum çocuklar için de hususi müjdeler ve irşadlar barındırır.
Öne Çıkan Bahisler
Eserden Alıntılar
“Bu sıkıntılı zamanda nefsim sabırsızlıkla beni taciz ederken bu fıkra onu tam susturdu, şükrettirdi. Size de faydası olur diye leffen takdim edilen bu fıkra, başımın yanında asılı duruyor.
- Ey nefsim! Yetmiş üç sene, yüzde doksan adamdan ziyade, zevklerden hisseni almışsın. Daha hakkın kalmadı.
- Sen, âni ve fâni zevklerin bekasını arıyorsun; onun için onun zevaliyle ağlamaya başlıyorsun. Kör hissiyatınla bu yanlışının tam tokadını yersin. Bir dakika gülmeye bedel, on saat ağlıyorsun.
- Senin başına gelen zulümler ve musibetlerin altında kaderin adaleti var. İnsanlar, senin yapmadığın bir işle sana zulüm ediyorlar. Fakat kader senin gizli hatalarına binaen, o musibet eliyle seni hem terbiye hem hatana keffaret ediyor.
- Hem yüzer tecrübenle, ey sabırsız nefsim! Kat’î kanaatin gelmiş ki zâhirî musibetler altında ve neticesinde, inayet-i İlahiye’nin çok tatlı neticeleri var.
عَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ
çok kat’î bir hakikati ders veriyor. O dersi daima hatıra getir. Hem feleğin çarkını çeviren kanun‑u İlahî, senin hatırın için –o pek geniş kanun‑u kaderî– değiştirilmez. - مَنْ اٰمَنَ بِالْقَدَرِ اَمِنَ مِنَ الْكَدَرِ
kudsî düsturunu kendine rehber et! Hevesli, akılsız çocuklar gibi muvakkat, ehemmiyetsiz lezzetlerin peşinde koşma! Düşün ki fâni zevkler, sana manevî elemler, teessüfler bırakıyor. Sıkıntılar, elemler ise bilakis manevî lezzetler ve uhrevî sevaplar veriyor. Sen divane olmazsan muvakkat lezzeti yalnız şükür için arayabilirsin. Zaten lezzetler şükür için verilmiş.”
Said Nursî
***
“Bu medeniyet-i hazıranın hârikaları, beşere birer nimet-i Rabbaniye olmasından hakiki bir şükür ve menfaat-i beşerde istimali iktiza ettiği halde, şimdi görüyoruz ki ehemmiyetli bir kısım insanı tembelliğe ve sefahete ve sa’yi ve çalışmayı bırakıp istirahat içinde hevesatı dinlemek meylini verdiği için sa’yin şevkini kırıyor. Ve kanaatsizlik ve iktisatsızlık yoluyla sefahete, israfa, zulme, harama sevk ediyor.
Mesela, Risale-i Nur’daki “Nur Anahtarı”nın dediği gibi: Radyo büyük bir nimet iken maslahat-ı beşeriyeye sarf edilmek ile bir manevî şükür iktiza ettiği halde, beşte dördü hevesata, lüzumsuz malayani şeylere sarf edildiğinden tembelliğe, radyo dinlemekle heveslenmeye sevk edip sa’yin şevkini kırıyor. Vazife-i hakikiyesini bırakıyor. Hattâ çok menfaatli olan bir kısım hârika vesait, sa’y ve amel ve hakiki maslahat-ı ihtiyac-ı beşeriyeye istimali lâzım gelirken ben kendim gördüm; ondan bir ikisi zarurî ihtiyacata sarf edilmeye mukabil, ondan sekizi keyif, hevesat, tenezzüh, tembelliğe mecbur ediyor. Bu iki cüz’î misale binler misaller var…”
Baskı ve Cilt Bilgileri
- Cilt çeşitleri:
- Ebatlar:
- Kağıt:
- Şamua
- Sayfa sayısı:
- 307 + 257
Eser Temini
Kitap
Asa-yı Musa eserini web sitemizden sipariş vererek adresinize alabilirsiniz. Farklı cilt ve ebat seçeneklerinden tercih yapabilirsiniz.
Mobil
Risale-i Nur okuma uygulamamızdan eseri okuyabilirsiniz. (App Store, Play Store)
Web
https://rnk.tr Risale-i Nur okuma sitemizden de Asa-yı Musa eserini okumanız mümkün.