Asa-yı Musa


Müellifi Bediüzzaman Said Nursi

Eser Hakkında


Asâ-yı Musa, Risale-i Nur Külliyatı’nın ehemmiyetli bir parçasıdır. Külliyattan bir derleme mahiyetindedir. İki ana bölümden oluşur.

Birinci kısım, Denizli hapsinin bir meyvesi ve hatırası olan “Meyve Risalesi”dir; ikinci kısmı ise küfr-ü mutlakı kıran ve Ankara ehl-i vukufunun takdirini kazanan “Hüccetullahi’l-Bâliğa” risalesidir.

Kitaba bu ismin verilme sebebi, Hazret-i Musa’nın (as) asasının sihirbazların sihirlerini iptal etmesi gibi, bu eserin de dinsizlikten ve felsefeden gelen “sihir gibi” aldatıcı fikirleri ve karanlıkları izale ediyor olmasıdır.

Eserin Tarihçesi


Asa-yı Musa’nın birinci bölümü olan Meyve Risalesi, 1943-1944 yıllarında Denizli hapishanesinde telif edilmiştir. İkinci bölümü ise farklı tarihlerde yazılan 11 farklı risaleden oluşmaktadır. Bu bölümlerin birleştirilerek Asa-yı Musa ismiyle kitap haline getirilmesi ise 1940’lı yılların sonunda olmuştur.

İçerik


Asa-yı Musa, Kur’an ayetlerine gelen şüphe ve itirazları izale ederek iman hakikatlerini “iki kere iki dört eder derecesinde” kat’î bir surette ispat eder. Eser, Kur’an’ın hikmetine hizmet etmeyen, insanı dalalete ve tabiat bataklığına düşüren felsefenin muzır kısmına karşı kuvvetli bürhanlarla galip gelmektedir.

Kitapta, ibadet ve namazın ehemmiyeti; gençliğin iffetle muhafaza edilmesinin gerekliliği; ölümün bir yok oluş değil, ebedi hayatın başlangıcı olduğu; tüm fenlerin Allah’ı tanıtmakta olduğu; Ahiret’in ispatı; Ahiret inancın farklı toplum tabakalarına etkileri; Kur’an’daki tekrarların hikmetleri; Allah’ın varlık ve birliğinin ispatı; hiçbir şeyin tesadüfen olmuş olamayacağı gibi konular yer almaktadır.

Okuyucu Kitlesi


Bu eser, her yaşta her kesime hitap etmekle beraber; fen ilimleriyle meşgul olanlar ve öğretmenler için özellikle tavsiye edilmektedir. Hızlıca bitirilebilecek kısalıkta ve kolay anlaşılabilir bir üsluptadır. Risale-i Nur okumaya yeni başlayanlar için tercih edilebilecek ilk eserler arasındadır.

Öne Çıkan Bahisler

Altıncı Mesele

“Muallimlerimiz Allah’tan bahsetmiyor” diyen lise talebelerine verilen bir derstir. Okullarda öğretilen her bir dersin; tıp, makine, askeriye gibi her bir fennin kendi diliyle Allah’ı gösterdiğini, tanıttığını ispat ve izah eder.

Ayetü'l-Kübra

Kainattan hâlıkını soran bir seyyahın müşahedatıdır. Hayvanlar, bitkiler, dağlar, denizler ve ırmaklar gibi farklı farklı mahlukatın kendi dilleriyle Allah’ın varlığını ve birliğini nasıl gösterdiğini izah eden kıymettar bir eserdir.

Onuncu Hüccet-i İmaniye

Kelime-i tevhidin on bir kelimesinin her birinde birer müjde ve beşaret bulunduğunu gösteren Yirminci Mektup’un Birinci Makamıdır. Herkesin her zaman ihtiyaç duyacağı hakiki bir teselli kaynağıdır.

Tercümeler


Risale-i Nur eserlerinin birçok dilde tercümeleri yapılmaktadır. Asa-yı Musa ise şimdiye kadar 10’dan fazla dile tercüme edilmiştir.

Arapça

Fransızca

Yunanca

Eserden Alıntılar


Meyve Risalesi’nden

“Gençlik Rehberi’nde izah edildiği gibi gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata –istikamet dairesinde– sarf etse onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semavî fermanlar müjde veriyorlar.
Eğer sefahete sarf etse nasıl ki bir dakika hiddet yüzünden bir katl, milyonlar dakika hapis cezasını çektirir. Öyle de gayr-ı meşru dairedeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’uliyetinden ve kabir azabından ve zevalinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücazatlarından başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyade elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübe ile tasdik eder…”

Ayetü’l-Kübra’dan

“Kur’an, öyle hakikatli bir halâvet göstermiş ki en tatlı bir şeyden dahi usandıran çok tekrar, Kur’an’ı tilavet edenler için değil usandırmak, belki kalbi çürümemiş ve zevki bozulmamış adamlara tekrar-ı tilaveti halâvetini ziyadeleştirdiği, eski zamandan beri herkesçe müsellem olup darb-ı mesel hükmüne geçmiş. Hem öyle bir tazelik ve gençlik ve şebabet ve garabet göstermiş ki on dört asır yaşadığı ve herkesin eline kolayca girdiği halde, şimdi nâzil olmuş gibi tazeliğini muhafaza ediyor. Her asır, kendine hitap ediyor gibi bir gençlikte görmüş. Her taife-i ilmiye, ondan her vakit istifade etmek için kesretle ve mebzuliyetle yanlarında bulundurdukları ve üslub‑u ifadesine ittiba ve iktida ettikleri halde o, üslubundaki ve tarz-ı beyanındaki garabetini aynen muhafaza ediyor.”

Tabiat Risalesi’nden

“Senin vücudun bin kubbeli hârika bir saraya benzer ki her kubbesinde taşlar, direksiz birbirine baş başa verip muallakta durdurulmuş. Belki senin vücudun, bin defa bu saraydan daha acibdir. Çünkü o saray-ı vücudun, daima kemal-i intizamla tazelenmektedir. Gayet hârika olan ruh, kalp ve manevî letaiften kat’-ı nazar, yalnız cesedindeki her bir aza, bir kubbeli menzil hükmündedir. Zerreler, o kubbedeki taşlar gibi birbirleriyle kemal-i muvazene ve intizam ile baş başa verip hârika bir bina, fevkalâde bir sanat, göz ve dil gibi acib birer mu’cize-i kudret gösteriyorlar. Eğer bu zerreler, şu âlemin ustasının emrine tabi birer memur olmasalar; o vakit her bir zerre, umum o cesetteki zerrelere hem hâkim-i mutlak hem her birisine mahkûm‑u mutlak hem her birisine misil hem hâkimiyet noktasında zıt hem yalnız Vâcibü’l-vücud’a mahsus olan ekser sıfâtın masdarı, menbaı hem gayet mukayyed hem gayet mutlak bir surette olmakla beraber, sırr-ı vahdetle yalnız bir Vâhid-i Ehad’in eseri olabilen gayet muntazam bir masnû‑u vâhidi o hadsiz zerrata isnad etmek; zerre kadar şuuru olan, bunun pek zahir bir muhal belki yüz muhal olduğunu derk eder.”

Yirminci Mektup’tan

“Ey insan! Hayatın ağır tekâlifini omuzuna alıp zahmet çekme. Hayatın fenasını düşünüp hüzne düşme. Yalnız dünyevî ehemmiyetsiz meyvelerini görüp dünyaya gelişinden pişmanlık gösterme. Belki o sefine-i vücudundaki hayat makinesi, Hayy-ı Kayyum’a aittir. Masarif ve levazımatını o tedarik eder. Ve o hayatın pek kesretli gayeleri ve neticeleri var ve ona aittir. Sen, o gemide bir dümenci neferisin. Vazifeni güzel gör, ücretini al, keyfine bak. O hayat sefinesi, ne kadar kıymettar olduğunu ve ne kadar güzel faydalar verdiğini ve o sefine sahibi zatın ne kadar Kerîm ve Rahîm olduğunu düşün, mesrur ol ve şükret ve anla ki vazifeni istikametle yaptığın vakit, o sefinenin verdiği bütün netaic; bir cihetle senin defter-i a’maline geçer, sana bir hayat-ı bâkiyeyi temin eder, seni ebedî ihya eder.”

Baskı ve Cilt Bilgileri


Eser Temini


Kitap

Asa-yı Musa eserini web sitemizden sipariş vererek adresinize alabilirsiniz. Farklı cilt ve ebat seçeneklerinden tercih yapabilirsiniz.

Mobil

Risale-i Nur okuma uygulamamızdan eseri okuyabilirsiniz. (App Store, Play Store)

Web

https://rnk.tr Risale-i Nur okuma sitemizden de Asa-yı Musa eserini okumanız mümkün.